Edinburgh, Iskoçya

 |  | 1 Comments
Edinburgh,İskoçya

Scottish Highlands

Birleşik Krallığa bağlı olan İskoçya, Avrupa kıtasında konumlanmış olmasına rağmen, Harry Potter’ın yazılma aşamasında yazarına bol ilham kaynağı olmuş sıradışı mimarisi ile kendinizi bir masal diyarında hissetmenize sebep olacaktır. En sıcak olduğu aylarda bile sizi üşütüp yağmuruyla ıslatmayı başaracaktır. İngiltere’nin kuzeyinde bulunan İskoçya, yağmurları ve kapalı havası ile ünlü Londra’ya çok rahat fark atar. Bir anda ortaya çıkan güneş sizi ısıtıp terletirken, aradan beş dakika geçmeden beliren bir bulut sizi anında sırılsıklam yapabilir. İster ülkenin ‘’Highlands’’ denilen dağlık bölgesinde bir şatoda, ister şehrin başkenti Edinburgh’da olun yağmur ve devasa bulutlarla bu gotik ülke o kadar çok birbirine yakışıyor ki, ister istemez ülkeye aşık oluyorsunuz. Ulusal içkileri, pöti kare yünden (kilt) yapılmış geleneksel kıyafetleri, 1500 senelik şatoları, gayda müzik aletleri ve tabi ki Cesur Yürek filmi ile dünyaca ünlenmişlerdir. Sahip oldukları eşsiz yeşil vadilerin arasında Loch (lake) olarak adlandırdıkları koyu renkteki gölleri insanın nefesini kesebilecek derecede güzeldir. Hele bir de devasa kulesiyle eski bir şatonun gölgesi bu göle düşmüşse ”Buraya neden daha önce gelmedim?’’ pişmanlığını yaşatacaktır.

 

Glencoe,İskoçyaEdinburgh,İskoçyaEdinburgh,İskoçya

 

 

 

 

 

 

 

 

Stirling’li William Wallace İngilizlere karşı yürüttüğü özgürlük savaşındaki başarısı ve sonra yine İngilizler tarafından işkenceyle öldürülmesi onu ölümsüz ikonik bir figür olarak akıllarda kalmasını sağlar. İngilizlerle uzun süren savaşlar ve anlaşmazlıklar 17. yy’da VI. James’in İngiltere kralı I. James olarak tahta oturmasından sonra durulur ve 18. yy’ın başında iki ülke arasında Birleşme Yasası imzalanır. Şu anki İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in eşi, Edinburgh Dükü Philip İskoçyalıdır, yani hala iki ülke aslında biriz mesajını vermekteler. Halbuki halkın İngiltere’den bağımsızlığını almak istediği ve Parlamento’da ciddi ciddi tartışıldığı aşikardır.

Edinburgh,İskoçya

Royal Mile

Gel gelelim Edinburgh’a… Şehrin merkezine girdiğiniz andan itibaren ilk gözünüze çarpacak olan şey 11. yy’da şehrin tepesine sönmüş bir volkanın üzerine konumlandırılmış olan Edinburgh Şatosu’nun ihtişamı olacaktır. Sonra onun sırasındaki Harry Potter’ın film setini andıran Royal Mile’a konumlandırılmış yan yana inci gibi dizilmiş binalar (Old Town) … Buranın tam karşısındaki bölge ise New Town olarak adlandırılır ama tabi siz yeni kelimesine takılmayın, bu bölgede oldukça eski binalardan oluşmaktadır. İlginç olan çok tarihi bir kentte olmanıza rağmen şehrin çok dinamik olması. Edinburgh’daki yapılması ve görülmesi gereken birçok şey Ortaçağ’ın merkezi Royal Mile (Old Town) ve New Town’ın çevresinde bulunuyor. Şehir yürüme mesafesinde olduğundan otobüse binmenize gerek kalmaz. Şehrin eski ve yeni olarak ikiye ayrılmasının sebebi 1600’lü ve 1700’lü yıllarda nüfusun zengin fakir demeden Royal Mile’daki binalarda tıklım tıkış oturup artık yaşanmayacak hale gelmesinden sonra zenginlerin kendilerine yeni bir semt arayışı ile ilgilidir. Old Town’da binaların birbirlerine olan yakınlıkları ve daracık sokakları mutlaka gözünüze çarpacaktır. Eski zamanlarda tuvalet yokken herkes günde iki kez camlarından aşağı tuvaletlerini ve pis sularını dökermiş ve bu sular eskiden göl (Nor’ Loch) olan fakat kurutulup şu anda Princes St. Gardens” olarak görebileceğiniz bölgeye akarmış. Veba, 1645 senesinde farelerin etrafta cirit atmasıyla birlikte yine ‘’Old Town’da’’ yayılmaya başlamış ve sayı tam olarak bilinmese de ortalama 90,000 kişi ölmüş.

Glencoe,İskoçyaGlencoe,İskoçyaGlencoe,İskoçya

 

 

 

 

Edinburgh’un en güzel zamanı bizim de bulunduğumuz Ağustos ayında Edinburgh Festivali’nin yapıldığı zamandır ve tüm şehir dinamik ve canlıdır. Bu zamanda etraftaki şehirlerden ve ülkelerden gelenler sayesinde nüfusun iki katına çıktığı söyleniyor. Otel ve uçak fiyatları iki katına çıkıyor dolayısıyla önceden rezervasyon yapmak en iyisi.

 

Military Tattoo,İskoçya

Military Tattoo

Ne yapılır? : Eğer Ağustos ayında geldiyseniz Royal Mile’ın her köşesinde bir atraksiyon, gösteri veya kalabalıkla karşılaşırsınız. Cafe’ler ve restoranlar insanlarla dolar taşar. Festival sırasında 1950’den beri her sene düzenlenen ‘’Military Tattoo’’ yani Askeri Bando gösterisi çok büyük coşkuyla izlenir ve bilet bulmak imkansızdır. Ya aylar öncesinden biletleri alacaksınız ya da bizim gibi kara borsadan bulacaksınız. Sizi temin ederim ki hayatınızda daha iyi bir bando gösterisi izlememişsinizdir. Ağustos’ta Edinburgh’a gelirseniz mutlaka bu gösteriyi izleyin. Eğer şehirde az zamanınız varsa ilk görmeniz gereken yer ‘’Edinburgh Şatosu’’ olacaktır. ‘’Scott Monument’’ yazar Walter Scott anısına dikilmiş devasa boyutları ve neo-gotik tarzıyla hemen dikkatleri üzerine çekecektir. Dileyen tepesine çıkarak şehrin manzarasını görebilir. Çoğu müze ve tarihi yerler 16:30’dan sonra ziyaretçi kabul etmiyor, ne kadar erken hareket ederseniz o kadar çok yer görürsünüz. Şato’da daha önce de bahsettiğim İskoçya Kraliçesi Mary’nin oğlu VI. James’in yani İngiltere Kralı I. James’in doğduğu odayı görebilirsiniz (State Apartments). Şato’dan sonra mutlaka görülmesi gereken ‘’Camera Obscura’’ ve ‘’Mary King’s Close’’  favorilerim arasında. 150 sene önce kurulmuş Camera Obscura’da şaşı bak şaşır tarzında insanın algılarını yanıltan bir sürü atraksiyon mevcut. En çok ilgi gören bölümü tepesinde bir ayna vasıtasıyla turistlere şehri tanıtmasıdır. Mary King’s Close (close dar sokak anlamında) ise 1600’lü yılların vebalı zamanlarından kalmış ve sonra üzerine bina yapılmış bir mahalleyi ortaya çıkarıp, gerçek hikayeleri bulup sizi Edinburgh’un Ortaçağı’na yolculuğa çıkarıyorlar. ‘’Scotch Whiskey Heritage’’, ‘’Outlook Tower’’, ‘’National Museum of Edinburgh’’, ‘’St. Giles Katedrali’’, ’’National Museum of Scotland’’, ‘’Holyroodhouse Sarayı’’, ‘’İskoç Parlamento Binası’’ görülmesi gereken diğer yerler arasında sayabiliriz. Bir de günlük turlar ile şehir dışında ‘’Timberbush Tours’’ gibi tur firmalarıyla gidebileceğiniz yerler var. İskoçya’yı tanımak Cesur Yüreğin yaşadığı dağları, ovaları görmek istiyorsanız mutlaka tüm gün süren bu turları değerlendirin. Bu turlar nefes kesici İskoç kültürünü fotoğraflamak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat sunacaktır. İster Loch Ness Canavarını görmeye gidin, ister birçok tarihi olayın geçtiği  Stirling Şatosu’nu görmeye gidin emin olun pişman olmayacaksınız.

 

Edinburgh,İskoçyaLoch Ness,İskoçyaEdinburgh,İskoçya

 

 

 

 

 

 

 

 

Ne alınır? : İskoçya’dan ne alınır derseniz aklıma ilk pötikareli etekler, gayda ve viski gelir. Edinburg Old Town Weaving Company’den pötikareli yünden battaniyeler, yün kazaklar ve atkılar temin edebilirsiniz. Princes Street için alışverişin kalbinin attığı yer diyebiliriz. Primark, Topshop, M&S, Debenhams gibi markaları bu caddede bulabilirsiniz. Eğer yanınıza yağmur botları almadıysanız her yerde karşınıza çıkacak olan İngiliz kırsal yaşam tarzını yansıtan’’ Hunter’’ marka botlardan almayı unutmayın.Yakınınıza yaratıcı bir hediye vermek ister misiniz? İskoçya’nın dağlık bölgelerinde (highlands) belirli topraklara sahip insanlara ‘’Lord’’ ve ya ‘’Lady’’ ünvanı veriliyor dolayısıyla sizin buralardan çok küçük m2’lerde alacağınız (30 Pound gibi) toprak karşılığında bu ünvanlara hak kazanabiliyorsunuz ve isminizin başına Lord’u ekleyebiliyorsunuz. Daha fazla bilgi almak isteyen tık tık.

Highlands,İskoçya

 

 

 

 

Ne yenir? : İskoçların en ünlü yemeği Haggis’tir. Haggis kuzu işkembesine yine kuzunun sakatatları soğan, baharatlar ve sebzeler eşliğinde doldurularak uzun bir süre ateşte pişirildikten sonra yanında patates ve şalgam püresi eşliğinde servis edilir. Fish&Chips çok tercih edilen yemek türlerinden biridir. Taze balık, deniz ürünleri ve istiridyeleri kesinlikle denemeye değer. Porridge (haşlanmış yulafın içine süt, tuz, şeker ya da şurup konularak yenilen bir yemek), Abernethy Bisküvileri ve Stovies deneyebileceğiniz diğer tatlar arasındadır.

 

Notlar :

  • Edinburgh Edinboro olarak okunur.
  • Highland’e özgü tüylü hamish cins büyükbaş hayvanı görmeden dönmeyin
  • İngilizce’yi çok farklı bir aksan kullanarak konuşan İskoçlar, günlük hayatlarında İngilizcenin yanı sıra Galce de konuşmaktadırlar. İlk başlarda anlamakta güçlük çekseniz bile bir süre sonra bu çok sevimli İngilizceyi taklit etmeye başlayacaksınız.

 

 

 

 

 

 

Categories: Avrupa, Ülkeler
Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

One Comment to Edinburgh, Iskoçya

  1. Kısaltmalar
    22 Ekim 2012 21:39

    Çok başarılı ve uzun soluklu, güzel bir yazı olmuş. Resimleri de ayrıca çok ama çok beğendim. Hayatta en çok görmeyi istediğim yerlerden biri olan İskoçya o kadar mistik ve doğa bakımından güzel bir yer olarak geliyor ki bana Wordsworth’ün, Shelly’nin ve romantik şairlerin malzemelerini nereden bulduklarını anlamak hiç de zor değil.

Bir Cevap Yazın

  • Facebook’ta Takip Et

  • Son Yorumlar

    • Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı, teşekkürler
      by Bali, Endonezya için Serpil Ünal
    • Simge hanım merhabalar. Fas vizesinin ABD'ye giriş ve çıkışta hiçbir olumsuz etkisi bulunmam...
      by Marakes, Fas için Talha Çilek
    • Merhaba, Yazi ve fotograflar cok guzel ve bilgilendirici. Bizlerle paylastiginiz icin tesekkurler. ...
      by Marakes, Fas için Simge
    • Çok teşekkürler
      by Endülüs,Ispanya için Esra
    • Merhaba, Ekim ayinda Hindistana gitmeyi planliyoruz. Ama haritadan baktigim kadariyla mesafeler cok ...
      by Hindistan için Hakan
UA-22679707-1